Bilişim Hukuku – Bilişim Ceza Hukuku – Ceza Hukuku – İş Hukuku

TürkçeالعربيةEnglishDeutschРусский

TAKİPÇİ SATIN ALMAK HUKUKA UYGUN MU

TAKİPÇİ SATIN ALMAK HUKUKA UYGUN MU

Sosyal medya hesapları aracılığı ile sahte takipçi satın alınması veya sahte hesaplar yaratılması gibi etik dışı işlemlere ilişkin hukuki yorumda bulunabilmek için teknik tarafta eylemlerin ne şekilde yapıldığının irdelenmesi gerekmektedir.

Çeşitli uygulamalar vasıtasıyla yazılım geliştiricilerinin elde ettiği üyelik bilgileri kullanılarak sahte profil hesapları yaratılabilmektedir.

Söz konusu analiz yapıldıktan sonra da her bir olaya ilişkin çeşitli açılardan hukuki değerlendirme yapılabilir. Ya da söz konusu uygulamayı kullanırken kullanıcılardan elektronik ortamda alınan bir onay, o kullanıcının sosyal medya hesabının ilgili yazılım geliştiricisi tarafından kontrol altına alınabilmesini, gönderi beğenme, kullanıcı takip etme gibi fonksiyonların kullanılabilmesini sağlayabilmektedir. Bizce her iki işlem de çeşitli ihtimaller dahilinde hukuka aykırılıkları uhdesinde barındırmaktadır.

Takipçi satın almada, birçok teknik yöntem mevcuttur ancak genel olarak iki yöntem kullanılmaktadır. Görece daha ucuz maliyetli olan “yumurta hesap” takipçiler ilk yöntemdir. Burada çeşitli girişimciler yumurta hesap ya da bot hesap adı verebileceğimiz sosyal medya hesapları oluşturup talep halinde üçüncü kişileri takip etmektedirler. Bu yöntemde –haksız rekabet- sorumluluğunu bir kenara bırakırsak, herhangi hukuka aykırı bulunmadığı görünmektedir. Daha yüksek maliyetli olan ve artık daha yaygın kullanılan ikinci yöntemde de iki farklı uygulama söz konusudur. Birincisi yukarıda belirttiğimiz gibi ya gerçekten var olan kişilerin verileriyle (isim, soyisim, fotoğraflar, takip ettiği kişiler vs.) sahte hesaplar oluşturulmasıdır. Burada sosyal medya kullanıcıları indirdikleri üçüncü parti aplikasyonları yükleme aşamasında kullanıcı sözleşmelerini detaylıca “okumadan” verdikleri bir onay ile ilgili sosyal medya hesabındaki tüm verilerin aplikasyon geliştiricisi tarafından kullanmasına rıza göstermektedirler. Tabii ki genel işlem koşulları içeren bu kullanıcı sözleşmelerindeki “veriye erişim ve veriyi dilediğince kullanma rızası” haksız şart olarak değerlendirilip kullanıcının verdiği rıza geçersiz hale gelebilecektir. İşte bu durumda, aplikasyon geliştiricisi hukuken var olmayan bir rızaya istinaden yani hukuka aykırı bir şekilde ilgili kullanıcının isim, soyisim, fotoğraf gibi kişisel verilerini işlemek suretiyle sahte/bot hesap oluşturduğu için TCK kapsamında “kişisel verilerin kaydedilmesi ve/veya hukuka aykırı ele geçirme” kapsamında cezai sorumluluğu bulunabilecektir.

İkinci uygulama ise, yine sosyal medya kullanıcılarının indirdikleri üçüncü parti aplikasyonları yükleme aşamasında, kullanıcı sözleşmelerini verdikleri bir onay ile ilgili sosyal medya hesabının “takip etme, beğenme, yorum yapma” gibi fonksiyonlarının aplikasyon geliştiricisi tarafından kullanılmasına rıza göstermeleri şeklinde gerçekleşmektedir.

Aslında burada sorun, kullanıcının amacı söz konusu aplikasyonda bir işlem yapmak iken bunun dışında çok geniş yetkiler verilmesidir. Burada da hukuken yok sayılan bir rıza söz konusu olduğundan, ilgili kullanıcının sosyal medya hesabına erişen aplikasyon geliştiricisinin TCK kapsamında “bilişim sistemine girme ve verileri değiştirme suçu” kapsamında cezai sorumluluğu doğabilecektir. Ayrıca kişisel verilerin korunması kanununa aykırı bir veri işleme söz konusu olabilecektir. Tüm bunların yanında, takipçi satın alan kişi aynı zamanda sosyal medya hesabı vasıtasıyla ticari iş yapıyor, sözgelimi sanal butik işletiyorsa, bu halde; diğer sanal butiklere yönelik haksız rekabet teşkil eden bir davranış söz konusu olabilir. Bu durumda hem hukuki tazminat sorumluluğu hem de Türk Ticaret Kanunu haksız rekabet halleri tartışılabilecektir.

Bilgileri kopyalanan kişilerin korunmasına gelince, Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarında yukarıda da değindiğimiz üzere, bilgileri kopyalanan kişilerin de hesabına hukuka aykırı olarak girilen ya da rızası dışında hesabına girilip çeşitli aktiviteler gerçekleştirilmiş olan kişilerin de başvurabileceği gerek cezai gerek hukuki yollar bulunmaktadır.

Cezai sorumluluk bakımından, olası suçlar genellikle şikayete bağlı olduğundan, eylemi öğrendikten sonra şikayet zamanaşımı süresine dikkat edilmesi gerekmektedir. Hukuki açıdan ise kişilerin uğradığı maddi ve manevi zararları en aza indirmek, failleri ivedi şekilde tespit edip uğranılan zararı tazmin etmek için de hukuki adımların özenle seçilmesini tavsiye ederiz. Ancak özellikle ceza sorumluluğu kapsamında, bu tür platformların yurt dışında bulunması, log kayıtlarının her suç soruşturmasında ilgili platformlar tarafından verilmemesi ve bunun benzeri birçok sebepten ötürü soruşturma aşamasında veri akışının düzgün yapılamaması, faillerin tespit edilmesi ve yargılanmasını bir hayli zorlaştırmaktadır.

                                                                                                                     İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu

                                                                                                                                           Genel Sekreteri 

                                                                                                                              Av. Fehmi Ünsal Özmestik L.LM