Bilişim Hukuku – Bilişim Ceza Hukuku – Ceza Hukuku – İş Hukuku

TürkçeالعربيةEnglishDeutschРусский

5188 Sayılı Kanun Çerçevesinde Özel Güvenlik Hak ve Sorumlulukları

5188 Sayılı Kanun Çerçevesinde Özel Güvenlik Hak ve Sorumlulukları

Güvenlik bazı yazarlara göre havada ki oksijene benzemektedir. Devam eden süreçte ilk bakışta önemi anlaşılmasa yokluğunda nefes darlığı çekmeye başlarız ve hayati önemini algılarız. Güvenlikte işte tıpkı böyledir. Güvenliğimizi tehdit edecek bir durumla karşılaşmadığımız sürece kendimizi rahatsız hissetmeyiz.  Bu noktada Emniyet ve Asayiş olgularını incelemek faydalı olacaktır. Emniyet insanların kendilerini güvende hissetmeleri için aldığı güvenlik tedbirlerinin tamamı olarak adlandırılırken, Asayiş ise alınan bu güvenlik tedbirlerinin insanları iç dünyalarında güvende hissetmesi, güven duygusu beslemesi anlamına gelmektedir.

Ülkemizde Emniyet ve Asayiş temin etmek devlet görevi ve kamu hukukunun bir gereğidir. Devlet bu görevi kolluk güçleri vasıtasıyla yerine getirmektedir. Kolluk denildiğinde akla gelen ilk kurum polis teşkilatı olmaktadır.  Ancak hukuki bir ayrım yapacak olursak Kolluk teşkilatı Genel ve Özel kolluk olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Genel kolluğu ise Polis, Jandarma, Sahil güvenlik ve Gümrük Muhafaza memurları olarak sıralayabiliriz. Yazımızın konu başlığı olan Özel Güvenlik ise; adı üstünde Özel Kolluk olarak sınıflandırılmakta, görev bölgelerinde ki mülki ve idari amirlerine tabi olacak şekilde Genel kolluğa yardımcı olacak nitelikte görev yapmaktadırlar. Ve kanunun kendilerine getirdiği belirli görev ve yetkileri bulunmaktadır.

Her ne kadar adları özel güvenlik olsa da unutulmamalıdır ki aslında Özel Güvenlik Hizmetleri bir kamu görevidir. Özellikle Amerika ve Avrupa da özel güvelik statüsü bir nevi paralı askerlik konumunda algılanmaktadır. Ülkemizde 2005 yılında yürürlüğüne giren 5188 Sayılı yasa çerçevesinde yürütülmekte olan özel güvenlik hizmet çalışanlarının oldukça sınırlı yetkileri bulunmaktadır.

ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİLERİNİN GÖREV YETKİLERİ NELERDİR ?
  • Koruma ve güvenliğini sağladıkları alanlara girmek isteyenleri duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini dedektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme.
  • Ceza Muhakemesi Kanununun 90 ıncı maddesine göre yakalama.
  • Görev alanında, haklarında yakalama emri veya mahkûmiyet kararı bulunan kişileri yakalama ve arama.
  • Yangın, deprem gibi tabiî afet durumlarında ve imdat istenmesi halinde görev alanındaki işyeri ve konutlara girme.
  • Genel kolluk kuvvetlerine derhal bildirmek şartıyla, aramalar sırasında suç teşkil eden veya delil olabilecek ya da suç teşkil etmemekle birlikte tehlike doğurabilecek eşyayı emanete alma.
  • Terk edilmiş ve bulunmuş eşyayı emanete alma.
  • Kişinin vücudu veya sağlığı bakımından mevcut bir tehlikeden korunması amacıyla
  • Olay yerini ve delilleri koruma, bu amaçla Ceza Muhakemesi Kanununun 168 inci maddesine göre yakalama.
  • Zor kullanma

ÖZEL GÜVELİK GÖREVLİLERİ YETKİLERİNİ HER YERDE VE HER ZAMAN KULLANABİLİR Mİ?

Akla gelen ilk soru bu olmaktadır. Toplamda 100 ve 120 saat arasında değişen bir eğitim aldıktan sonra Özel Güvenlik Görevlisi olmaya hak kazanan kişiler kanunun kendilerine vermiş olduğu yetkileri Genel kolluk gibi her yerde ve her zaman kullanabilir mi ? Tahmin edeceğiniz gibi sorunun cevabı elbette ki hayır, yetkilerini genel kolluk gibi kullanamazlar. Peki o zaman bu yetki kullanmanın sınırı ve zamanı nasıl çizilecek neye göre belirlenecektir.

Bu noktada 5188 sayılı yasa devreye girmekte ve Özel Güvenlik Görevlilerinin Göreve ve yetkilerini ;

  • Görevli oldukları sürü boyunca
  • İl özel güvenlik komisyonu tarafından belirlemiş olan görev bölgeleri sınırları içerisinde

Kullanabileceklerini belirtmektedir. Yani kısaca özel güvenlik görevlilerinin herhangi bir adli veya önleyici kolluk görevini yerine getirebilmesi için. Önceden izin alınmış ve sınırları belirli olan görev bölgesinde olması ayrıca kendi görev süresinde olması gerekmektedir. Örnek verecek olursak izinli gününde çalışmış olduğu A.V.M. ‘ye alışverişe gelen bir Ö.G.G. görev ve yetkilerini kullanamayacaktır. Çünkü görev bölgesinde olsa da görev süresi şartını yerine getirmemektedir. Açıklık getireceğimiz ikinci husus ise görev alanı olmaktadır. A.V.M. örneğinden devem edecek olursak. Tersi bir durum düşünüldüğünde görevli olduğu süre içersin de A.V.M. nin dışında kalan alanlarda, yani  A.V.M. sınırını belirleyen duvarın bir adım dışında dahi  arama faaliyeti gerçekleştiremeyecektir.  Tabi her konuda olduğu gibi bu konunda istisnaları bulunmaktadır, Görev alanı ve süresi  içerisinde karşılaştığı bir adli vakaya sebebiyet vermiş olan  şüpheliyi yada faili görev alanı dışına çıksa da takip edip yakalayabilecektir veya herkese tanınmış olana ağır cezayı gerektirecek suçüstü halinde faili yakalama ve suça müdahale etme yetkisi Ö.G.G. görevlilerini de kapsamaktadır.

ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİLERİ YETKİLERİNİ KULLANABİLMELERİ İÇİN BAŞKACA ÖZEL ŞARTLAR VAR MIDIR ?

Bu noktada 5188 Sayılı yasanın 7. maddesine göz atmamız gerekmektedir. Özel G.G. görev ve yetkilerini kullanabilmeleri için görev yeri ve görev süresine ek olarak;

  • Özel güvenlik şube müdürlüğü tarafından izni verilmiş olan üniformalarını giymiş şekilde,
  • Özel güvenlik kimlik kartları dışardan görülecek şekilde üstlerine takılı olmak şartı ile

Görev ve yetkilerini kullanabileceklerdir. Yani izin verilmiş üniforma olmaksızın yada kimlik kartı gözükmeksizin çalışamayacaklardır.

Görüldüğü üzere özel güvenlik yetkileri ve kullanabilecekleri alanlar oldukça dar kapsamlıdır. Büyük ölçüde dikkat ve hassasiyet gerektiren durumlar arz etmektedir. Ayrıca unutulmamalıdır ki; 5188 Sayılı yasaya muhalefet etmek yüklü miktarda idari para cezası yaptırımının yanında uygulayıcı, yönetici ve şirket sahiplerine adli yaptırımları da beraberinde getirmektedir.

Bununla birlikte Özel güvelik görevlileri görev esnasında işlemiş oldukları suçlarla ilgili olarak devlet memuru statüsünde yargılanmakta ve daha ağır cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalmaktadır.

İzinsiz veya özel güvenlik kimliği olmaksızın özel güvenlik görevlisi istihdam etmek, 3. Şahıs mali mesuliyet sigortası veya SGK bildirimleri yapılmaksızın Ö.G.G. çalıştırmak, Kanunda sayılan yetkileri kullanmasının sağlanması ağır adli ve idari cezai yaptırımları getireceği, evinizin veya iş yerinizin güvenliğini sağlamak isterken sabıkalı konuma düşeceğinizi unutmamanızı, profesyonel ve hukuki destek almanızı tavsiye ederiz.

Stj. Av. Ahmet ŞİMŞEK

Taygün & Özmestik Hukuk Bürosu