Uzaktan Eğitim Hizmeti Veren Girişimcilere Hukuki Tavsiyeler

 

Teknoloji ve internetin gelişmesi, kişilerin bilgiye ulaşmasını pratik ve nitelikli hale getirmiştir. Bu doğrultuda internet üzerinden online veya offline eğitim hizmeti veren birçok firma sektöre atılmıştır. Şüphesiz ki internet üzerinden verilen eğitim hizmetleri, büyük şehirlerde yaşayıp da mesleki ya da hobi amaçlı eğitim almak isteyen insanlar ile küçük şehirlerde yaşayıp fiziki imkansızlıklar sebebiyle eğitime ulaşamayan insanlar için son derece büyük önem arz etmektedir. Bununla birlikte kurumsal firmalar da personellerine verecekleri –gerek mesleki gerekse performans artırıcı hobi niteliğindeki- eğitimleri internet üzerinden eğitim hizmeti veren firmalardan sıklıkla almaktadır. Piyasaya bakıldığında ise en çok talep gören eğitimin –özellikle nev-i şahsına münhasır teknikler içeren- dil eğitimleri olduğu tespit edilmektedir. Bununla birlikte ikinci sırada teknik (bilgisayar, yazılım ve sair) bazlı eğitimlerin geldiği söylenebilir.

Son yıllarda internet üzerinden eğitim veren firmaların sayısında meydana gelen artış, bir takım hukuki ihtilafların da ortaya çıkmasına yol açmıştır. Aşağıdaki yazımızda internette online ya da offline olarak eğitim hizmeti veren firmalara genel bir kılavuz olması adına hukuken dikkat edilmesi ve düzenlenmesi gereken noktaların belirtildiği bir takım tavsiyelerde bulunulmuştur.

1- Yazılıma ilişkin telif hakları

Fiziki/yüz yüze eğitim hizmetinden farklı olarak internet üzerinden verilen eğitim hizmetlerinde kullanıcılar, eğitimi arayüz üzerinden yani bir bilgisayar programı üzerinden almaktadırlar. Bilgisayar programları Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu(FSEK) md. 2 kapsamında ilim ve edebiyat eserleri kategorisi altında korunmaktadır.
Bilgisayar programı hizmet veren firma tarafından yazılmış olabileceği gibi, üçüncü bir firmadan lisans yoluyla sağlanmış da olabilmektedir. Bu noktada firmaların, FSEK hükümlerine uygun sözleşmeler akdetmeleri önem arz etmektedir. Yazılımın fikri haklarını korumak adına hizmet alan kişi ve/veya kurumlar ile akdedilecek olan sözleşmelere çeşitli hükümler eklenmesi önem arz etmektedir. Özellikle bu noktada hizmet alan kişi ve/veya kurumlara yazılım üzerinde çeşitli hükümler içeren, telif haklarına ilişkin yer alan bilgiler ve yükümlülüklere ilişkin düzenlemelere yer verilmesi tavsiye edilmektedir.

2- Eğitim içeriğine ilişkin telif hakları

 

Eser sayılabilecek derecede sahibinin hususiyetini taşıması halinde eğitim formatının eser olarak koruması hukuken mümkündür. Bu durumun somut içeriğe göre tespit edilip, akdedilecek sözleşmelerde her halükarda eğitim içeriğinin fikri haklarını koruyucu çeşitli hükümler eklenmelidir.
Özellikle eğitim içeriğinde kullanılan görsel ve işitsel materyallerin sahibinin hususiyetini taşıması ve belirli şartların vuku bulması halinde, FSEK kapsamında eser korumasından yararlanacağı şüphesizdir. Yine bu noktada firmaların, eğitim içeriğini oluştururken üçüncü kişilerin fikri haklarını ihlal edici nitelikte materyal kullanmamaları olası fikri hak davaları ile karşılaşmamaları adına önem arz etmektedir. Gerekirse firmalar, söz konusu kullanıma ilişkin hak sahipleri ile lisans sözleşmesi akdetmelidirler. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere, her bir eğitim içeriğinin, içerik formatının, kullanılan görsel ve işitsel materyallerin birbirinden farklı olması sebebiyle akdedilecek sözleşmeler bakımından somut içerik önem arz etmektedir. Bunun dışında, ilgili içeriklerin müşterilere sunulması aşamasında, sadece hizmeti satın alan kişilere sağlanması, yasal olarak satın almayan kişilerin kullanımının engellenmesi amacıyla çeşitli teknik alt yapı ve hukuki düzenlemeler yapılması gerekmektedir.

3- Hizmetin sunuluş biçimine göre tüketici mevzuatından doğan yükümlülükler

İnternet üzerinden sunulacak eğitimin mesleki ve/veya ticari amaçla satın alan kişilere değil de, mesleki ve/veya ticari amaç gütmeyen tüketicilere yönelik olması halinde firmaların 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun(TKHK) hükümleri çerçevesinde bir takım yükümlülükleri ortaya çıkmaktadır.
Her şeyden önce sunulacak olan hizmetin, internet üzerinden satışı yapılıyorsa bu durumda TKHK md. 48 kapsamında mesafeli sözleşme söz konusudur. Ancak burada da sunulan hizmetin tüketici tarafından ne şekilde alınacağı önem arz etmektedir. Eğer tüketici hizmeti sürekli veya düzenli aralıklarla abonelik kapsamında alacaksa abonelik sözleşmesi hükümlerine göre firmaların çeşitli yükümlülüğü değişmektedir. Eğer tüketici hizmeti bir paket olarak satın alıp, dilediği zaman eğitime dahil oluyorsa mesafeli satış sözleşmesi hükümlerine göre firmaların yükümlülüğü belirlenecektir.
Mesafeli sözleşmelere ilişkin olarak 27.11.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde firmaların bir takım yükümlülükleri bulunmaktadır. Abonelik sözleşmelerine ilişkin olarak ise 24.01.2015 tarihli Resmi Gazete ‘de yayımlanarak yürürlüğe giren Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde yine firmaların uyması gereken bir takım regülasyonlar mevcuttur. Her iki düzenlemede de, tüketicilerle akdedilecek olan sözleşmelerin belli bir formata uygun olması, tüketicilerin bir takım konularda bilgilendirilmiş olması, cayma hakkının bulunup bulunmadığı, cayma hakkına ilişkin gerekli bilgilendirmenin yapılması ve sair düzenlemeler yer almaktadır. Somut hizmet türüne göre her bir sözleşmenin özenle ve titizlikle hazırlanması gerekmektedir. Aksi halde 6502 sayılı TKHK’nın öngördüğü ciddi idari para cezalarıyla karşı karşıya kalınması mümkündür.

4- Kişisel verilere ilişkin yükümlülükler

Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK)’na göre kişisel verilerin işlenme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen kişilere(Kanun’da veri sorumlusu olarak tanımlanmıştır.) ve veri işleyen kişilere ciddi yükümlülükler yüklenmiştir. İnternetten online ya da offline eğitim hizmeti veren firmalar, müşterilerine ilişkin birçok kişisel veri barındırmaktadır. Bu firmaların kişisel verilerin korunması bakımından kanundan kaynaklanan ciddi sorumlulukları bulunmaktadır.
Her şeyden önce, KVKK’nın öngördüğü usule uygun olarak kişisel verilerin işlenmesi gerekmektedir. Kişisel verilerin işlenmesi bakımından açık rıza gerekip gerekmediği, rızanın alınış biçimi ve benzeri hususların titizlikle değerlendirilmesi ve mevzuata uygun bir yol haritası belirlenmesi gerekmektedir. Bunun dışında firmaların veri sorumlusu olarak aydınlatma yükümlülüğünü ve veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirici önlemleri alması gerekmektedir. Bu meyanda müşteriler ile akdedilecek olan sözleşmelere kişisel verilere ilişkin detaylı hükümler eklenmeli, yine üçüncü kişi konumundaki firmalarla akdedilecek olan sözleşmelerde de gizlilik ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin hükümler eklenmelidir.
Tüm bunlarla birlikte eğitim verilecek ilgili sektörün regülasyonlarının bulunup bulunmadığı, reklam hukuku açısından düzenlemeler ve sınırlamalar olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
Özellikle yakın gelecekte dikey olarak bu tür uzaktan eğitim girişimleri ile birlikte, çeşitli sınavlara hazırlık, eğitim ve test çözümlerinin yer aldığı girişimlerin hızla artması beklenmektedir.
Av. Arda Altinok
Temmuz / 2017