Türk Hukukunda Genel İşlem Koşulu ve Haksiz Şart

Günümüzde satın aldığımız hizmet ve ürünlere ilişkin pek çok sözleşme tek taraflı olarak satıcı tarafından hazırlanmakta. Hemen hemen hiçbir zaman sözleşmeyi açıp da tek tek maddeleri okuma fırsatımız olamıyor. Göz gezdirip imzalıyoruz ve satıcının sözleşme kapsamı hakkındaki beyanlarıyla yetinmek durumunda kalıyoruz. Çoğu zaman bu sözleşme şartlarını değiştirme imkanımız da olmuyor; önceden hazırlanmış tek tip sözleşmeler karşısında “evet” veya “hayır” seçeneği dışında “evet ama…” deme hakkımız bulunmuyor. Sözleşmenin şartlarına boyun eğmek veya ilgili ürün veya hizmet alımından vazgeçmek durumunda bırakılıyoruz.
818 sayılı eski Borçlar Kanunu’nda yer almayan; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen Genel İşlem Koşulu hükümleri, hizmet ve ürün alım satımının son derece hızlı olduğu günümüzde alıcı, tüketici konumundaki kişileri korumak gayesiyle hukuk sistemimizdeki yerini almıştır.
Yeni Borçlar Kanunu’nda düzenlenen Genel İşlem Koşulu hükümlerine göre eğer satıcı sözleşmeyi ileride gerçekleştireceği tüm hukuki ilişkilerde kullanmak üzere tek başına hazırlamışsa ilgili sözleşme hükümleri genel işlem koşulu kabul ediliyor ve bu hükümler içerisinde yer alan alıcının menfaatine aykırı maddeler ilgili maddenin alıcıya açıkça izah edildiği ve kabulünün sağlandığı ispat edilemediği sürece alıcıyı bağlamıyor.
Bu kapsamda sözleşmeye eklenen “tüm maddeler taraflarca müzakere edilmiştir” şeklindeki ibarelerin de tek başına yeterli kabul edilmeyeceği kanuna eklenmiş durumda.
Daha önceden benzer hükümler sadece 4077 s. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmelik‘te yer alıyordu. 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nda düzenlenen hükümlerle koruma tüketicilerle sınırlı olmaktan çıkartılmış ve şartları sağlamak koşuluyla her türlü hukuk ilişkiye ve taraflara uygulanabilir hale gelmiştir.
Bu tarz sözleşmelerde alıcı menfaatine aykırı olarak düzenlenmiş ve sözleşmenin imzalanması aşamasında alıcıya açıklanmamış maddeler hiç yazılmamış kabul edilir ve sözleşme bu maddeler olmadan da geçerliliğini devam ettirerek ilgili hükümler alıcının menfaatine uygun şekilde hakim tarafından doldurulur.
Ayrıca bu tarz genel işlem koşulu hükmündeki sözleşmelerde yer alan yoruma muhtaç ifadelerin de ihtilaf çıkması halinde alıcı/tüketici lehine yorumlanacağı kanunda ifade edilmiştir.
Yeni Borçlar Kanunu’nda düzenlenen bir diğer hüküm ise genel işlem koşulu niteliğindeki sözleşmeleri değiştirme yasağıdır. Buna göre sözleşmeyi düzenleyen satıcı ileride sözleşmeyi tek taraflı değiştirme yetkisini saklı tutamayacak. Sözleşmede yer alan bu tür ifadeler ve hükümler ise yazılmamış sayılacak. (bkz. 6098 s. Türk Borçlar Kanunu 20 ve devamı maddeler.)
4077 sayılı Tüketicilerin Korunması Hakkında Kanun’da da taraflardan birinin tüketici olduğu mal ve hizmet satımına ilişkin sözleşmelere uygulanmak üzere haksız şart hükümleri düzenlenmiştir. 4077 sayılı kanunun 6. maddesinde düzenlenen haksız şart hükümlerine göre; satıcı tarafından tek taraflı hazırlanan sözleşmelerde tüketici aleyhine dengesizlik oluşturan maddeler tüketici için bağlayıcı değildir.
Satıcı ilgili maddenin tüketici ile müzakere edilmek suretiyle imzalandığını iddia ediyorsa bunu ispatlaması gerekmektedir. Bu noktada sözleşmeye konan “sözleşme maddeleri taraflarca müzakere edilmiştir” şeklindeki hükümler ispat açısından yeterli değildir.
4077 sayılı kanunun 6. maddesinin son fıkrası gereği oluşturulan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmelik’te haksız şart unsurları ayrıntılarıyla ele alınmış ve sık karşılaşılan haksız şart hükümlerinden örnekler verilmiştir.