Miras Hukuku’nda Artmirasçı Atama ve Uygulaması

Mirasbırakanın malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin vefatı sonrasındaki yansımaları ile mirasçının iktisap ettiği malvarlığı üzerindeki mülkiyet hakkından kaynaklanan ayni yetkileri arasında Roma Hukukundan bu yana sağlanmaya çalışılan hassas dengenin Modern Türk Medeni Hukukundaki karşılığı artmirasçılık kurumudur.
İradi Mirasçı ile Vasiyet Alacaklısı Arasındaki Fark
Miras Hukukunda mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufları iki şekilde gerçekleşmektedir; bunlar mirasçı atama ve belirli mal vasiyetidir. Birinci durumda İradı Mirasçılık ikinci durumda Vasiyet Alacaklılığı söz konusudur.
Mirasbırakanın vefatı tarihi itibariyle hesaplanacak terekesinin (malvarlığının) belirli bir oranını iradi olarak gerçek veya tüzel kişiye bırakması mirasçı atama olarak adlandırılmaktadır. Örnek vermek gerekirse “Tüm malvarlığımın dörtte birini (A)’ya miras bırakıyorum.” şeklindeki irade açıklaması mirasçı atama örneğidir. Bu halde (A) iradi mirasçı olarak adlandırılmaktadır. Buna karşı terekede mevcut bulunan belirli bir malın gerçek veya tüzel kişiye miras bırakılması belirli mal vasiyeti olarak adlandırılmaktadır. Örneğin “İstanbul’daki dairemin vefatım halinde (A)’ya kalmasını arzu ediyorum” şeklindeki irade açıklaması bir belirli mal vasiyeti örneğidir. Bu durumda da (A) vasiyet alacaklısı olarak adlandırılmaktadır.
Aşağıda izah edilecek olan artmirasçı atama uygulaması hakkındaki hükümler Medeni Kanun (MK) 521/3 gereği kıyasen art vasiyet alacaklısı atama için de uygulama alanı bulmaktadır.
Terekenin Artmirasçıya Geçişi
Doktrinde fevkalade ikame olarak da adlandırılan mirasçı atama işleminde iki adet mirasçı bulunmaktadır; bunlardan biri önmirasçı diğeri ise artmirasçıdır. Mirasbırakanın vefatı halinde mirası iktisap eden önmirasçı, iktisap ettiği bu mal varlığını mirasbırakanın belirlediği artmirasçıya temlik etme mükellefiyeti altına girmektedir. Bu durumda önmirasçı iktisap ettiği malvarlığını mirasbırakanın atamış olduğu artmirasçıdan başka kimseye devredemediği gibi artmirasçıya devir için de mirasbırakan tarafından belirlenen süreyi beklemesi gerekmektedir. Burada mirasbırakanın vefatından sonraki malvarlığı üzerindeki iradesinin ve tasarrufunun süresinin bir miktar daha uzatılması arzulanmıştır; böylece mirasbırakan vefatından sonra malvarlığı hakkında ikinci bir tasarrufta daha bulunabilme imkanını yakalamaktadır.
Mirasbırakan malın önmirasçıya geçişi için bir süre öngörebileceği gibi geçiş anını önmirasçının vefatı olarak da belirleyebilmektedir. Artmirasçıların birden fazla sayıda belirlenmesi mümkündür; bu halde artmirasçılar mirası müşterek olarak iktisap etmektedirler. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta MK 521/2 gereği artmirasçı atama işleminin tek derece ile sınırlı tutulmuş olduğudur; yani ölenin malvarlığını önmirasçıdan iktisap eden artmirasçıya (veya artmirasçılara) bu malvarlığını tekrar başka bir artmirasçıya devretme yükümlülüğü yüklenememektedir.
Mirasbırakanın vefatından önce önmirasçının vefat etmiş olması, mirası reddetmesi veya mirastan yoksun kalması gibi hallerde miras doğrudan artmirasçıya geçer.
Malvarlığının artmirasçıya geçmesi için öngörülen süreden önce artmirasçının vefatı halinde ise artmirasçıya geçmesi beklenen malvarlığı kesin olarak önmirasçıya kalır ve önmirasçının vefatı halinde önmirasçının kendi mirasçılarına geçer.
Önmirasçının Güvence Göstermesi ve Terekenin Defterinin Tutulması
Mirasbırakanın vefatı halinde Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından artmirasçılığa tabi malvarlığının defteri tutulur. Aksi vasiyetnamede kararlaştırılmamışsa malı iktisap eden önmirasçının iktisap ettiği malvarlığına karşı güvence göstermesi gerekmektedir. Taşınmazlar üzerine bu güvence tapuya şerh verilmesi suretiyle gerçekleştirilebilir.
Önmirasçının güvence vermekten kaçınması veya mirasın devrini tehlikeye düşürecek davranışlar sergilemesi halinde mahkeme tarafından mirasın yönetimi önmirasçıdan alınır ve miras mahkeme tarafından resmen idare olunur.
Mirasın artmirasçıya geçiş anı için öngörülen süreden evvel önmirasçının vefatı halinde miras teminat göstermeleri şartıyla önmirasçının kendi mirasçılarına geçmektedir. Bu durumda önmirasçıya yüklenen artmirasçıya devir mükellefiyeti de önmirasçının kendi mirasçılarına geçer. Mirasbırakanın belirlediği süre dolduğunda önmirasçının mirasçıları malı artmirasçıya devretmekle mükelleftirler. Önmirasçı için geçerli olan güvence gösterme zorunluluğu önmirasçının mirasçıları için de geçerlidir.
Doğmamış Bir Kimsenin Mirasçı veya Artmirasçı Atanması
Mirasbırakan MK 583 gereği henüz doğmamış bir kimseyi mirasçı veya artmirasçı olarak atayabileceği gibi belirli bir mal vasiyetinde de bulunabilir.
Mirasçı atanan kimse vefat anında henüz ana rahmine düşmüş değilse yasal veya mirasçının belirleyeceği iradi mirasçılar terekeyi önmirasçı sıfatı ile iktisap etmektedirler; bu durumda mirasçı olarak atanan doğmamış kimse artmirasçı kabul edilmektedir. Mirasbırakanın mirasçı olarak atadığı kimsenin ana rahmine düşmesi ile önmirasçı malı artmirasçı sıfatıyla dünyaya gelen bebeğe devretme borcu altına girer. Bu durum fiili bir artmirasçılık uygulamasını meydana getirmektedir.
Vefat anında mirasçı atanan kimsenin hali hazırda ana rahmine düşmüş bulunması halinde; MK 28/2′de yer alan ceninin sağ doğmak şartıyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetine sahip olacağı hükmü gereği böyle bir artmirasçılık uygulamasına gerek kalmayacak; ana rahmindeki bebek mirası doğrudan iktisap edebilecektir.
Artmirasçı Atamanın Saklı Paylara Etkisi
Saklı pay, mirasbırakanın terekesi üzerinde tasarrufta bulunamayacağı kısmı ifade etmektedir. Medeni Kanun tarafından saklı pay altsoya, eşe ve ana-babaya tanınmıştır. Sağlar arası karşılıksız kazandırmalar veya ölüme bağlı tasarruflar ile saklı payın ihlali halinde açılabilen tenkis davası, artmirasçı atama suretiyle saklı payın ihlalinde de devreye girer; artmirasçı atanması suretiyle saklı payı ihlal edilen mirasçı tenkis davası açabilir.
Av. Bahadırhan TABAK