İşçi-İşveren Sözleşmeleri

Saygıdeğer Modoko Life Excusive okuyucuları;

Dergimizin bu sayısında iş dünyasının temel sorunlarından biri olan işçi-işveren ilişkilerinden yaşanan hukuksal sorunlar ve özellikle de işveren açısından alınması gereken önlemler yönünden kısa bir değerlendirme yapmayı uygun gördük.

Sağlıklı bir işveren-işçi ilişkisinin devamı için her iki tarafın hak ve yükümlülüklerinin yazılı olarak belirlenmesinde büyük fayda vardır. Başka bir ifade ile taraflar arasındaki iş ilişkisinin “yazılı iş sözleşmesi” ile kurulmasında fayda vardır.

Bir iş sözleşmesinde işverenin edimi yasal mevzuata uygun olarak çalışma şartlarını sağlamak ve işçiye ücretini ödemekten ibarettir. İşçinin yükümlü olduğu şey ise kendisine verilen işi en iyi şekilde ifa etmekten ibarettir. Taraflar arasında hukuksal ihtilaf doğması halinde işverenin aleyhindeki iddiaları yazılı kanıtlarla ispat etmesi zaruridir. Başka bir ifade ile işveren işçiye ödemekle yükümlü olduğu ücretini, fazla mesai ücretini ödediğini, işçinin yıllık ücretli izinlerini kullandığını yazılı belge ile ispat etmesi gerekmektedir. Aksi takdirde özellikle elden ödenen ve kayıt altına alınmayan ödemeler hukuk sistemi içerisinde dikkate alınmayacaktır. Bu bağlamda işverenlerin her ay düzenli olarak çalışanlarına maaş bordrolarını imzalattırmaları, izne çıkan personele yıllık ücretli izin defterlerini imza ettirmeleri gereklidir. Unutulmaması gereken en önemli kaide işçi-işveren ihtilaflarında ispat yükünün ağırlıklı olarak işverende olduğu, mali hususlarda ise tanık ile ispatın mümkün olmadığıdır. Bu sebeple işverenlerin özlük dosyaları, maaş bordroları ve yıllık ücretli izin defterlerinin muntazam olması ihtilafları minimum seviyeye indirecektir.

İşyerinde fazla mesai uygulaması mevcut ise bu durumun muhakkak iş sözleşmesinde yer alması, fazla mesaiden kaynaklanan ücretlerin de aynı şekilde maaş bordrolarında yer alması gerekmektedir.

Çoğu kez iyi niyet çerçevesinde nakdi ve belgesiz yapılan ödemeler Mahkemeler nezdinde işverenlerin aynı bedelleri ziyadesi ile ödemelerine sebebiyet vermektedir. Bu sebeple ödemenin niteliği ve miktarı tartışmaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Özellikle iş akitlerinin sonlandırılmasında çoğu kez işverenler, personelin işten ayrılmasından sonra işsizlik maaşından faydalanması amacı ile iş akdinin işveren tarafından feshedildiği hususunda beyanda bulunmaktadırlar. Gerçekle örtüşmeyen bu tip beyanlar neticesinde işçinin hak etmediği halde kıdem tazminatı, ihbar tazminatı gibi talepleri ile karşı karşıya kalmaları muhtemeldir. Bu sebeple de iş akitlerinde feshin yazılı olması, fesih sebebinin bildirgelerde doğru bir biçimde ifade edilmesi gerekmektedir.

Tüm bu açıklamalar ışığında işçi-işveren ilişkilerinde karşılıklı menfaatlerin olduğu kadar her iki taraf açısından tehlike arz eden hususlardan bir kaçına değinmeye çalıştık. “ Cehennemim taşları iyi niyetle örülüdür” lafından hareketle tüm iş ilişkilerimizde olduğu gibi işveren-işçi ilişkilerinde de iyiniyetli olmak bir yana tüm edimleri ve bu edimlerin ifasını yazılı belge ile somutlaştırmak her iki taraf içinde en iyi çözüm olacaktır. Bu çerçevede düzenlenen ve işçi imzasını taşıyan maaş bordroları, yıllık ücretli izin defterleri, işyeri puantajları hukuki ihtilafların minimum seviyede kalmasını sağlayacaktır.
Av. Halit Taygün
Taygün & Özmestik Law Firm

modoko